|
.
■
Trabzon
Karadeniz kıyılarının
zümrüt kenti Trabzon'un kuruluşu MÖ 2000'li yıllara
kadar uzanmaktadır. Kurucularının kimler olduğu hakkında
kesin bilgi yoktur. Ancak, Kafkaslar üzerinden gelen
Orta Asya kökenli Türk kavimlerce kurulduğu yönünde
görüşler mevcuttur. Kentin adına ilk kez Ksenephon'un
Anabasis adlı eserinde "Trapezus" olarak
rastlanmaktadır.
Bu
adı eski kent merkezi olan Orta ve Yukarı Hisar
mevkiinin, masa formunu anımsatan bir yapıya sahip
olmasından aldığı belirtilmektedir.
Avrupa ile Asya' nın
İpekyolu üzerindeki en önemli irtibat noktasında bulunan
Trabzon, bu öneminden dolayı tarih boyunca birçok
uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.
Tarihin en eski çağlarından beri insanoğlunu barındırmış
olan bu güzel kent öykülerle, türkülerle dolu zengin bir
kültürel mirasa sahiptir.
Tarihsel süreçte kentin; Miletler, Persler, Romalılar,
Bizanslılar ve Komnenos' ların egemenliği altına girdiği
bilinmektedir. 13. yüzyılın başlarında kurulup 250 yılı
aşkın bir süre hüküm süren Trabzon Komnenos Prensliği 26
Ekim 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet' in Trabzon'u
fethiyle sona ermiştir.
Müzeler, manastırlar,
camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, bedesten ve kenti
çevreleyen surlar, sivil mimari örnekleri ve çarşılar
kentin tarihi dokusuna bir nakış gibi işlenmiştir.
Doğunun bu gizemli kenti çok sayıda yerli ve yabancı
gezginler tarafından ziyaret edilerek adından övgü ile
söz ettirmiş, ünlü seyyah Marko Polo ve Evliya Çelebi'
nın anılarına da konu olmuştur.
Batılıların
"muhteşem" diye adlandırdıkları Osmanlı Padişahı Kanuni
Sultan Süleyman'ın doğup büyüdüğü ve 15 yaşına kadar
yaşadığı kentte, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden
günümüze ulaşan pek çok tarihsel anıt vardır. Tarihi ve
kültürel değerlerin yanısıra, gölleri, akarsuları,
dağları, yaylaları kenti ayrıcalıklı yapan başlıca doğal
güzelliklerdir. Bol yağışlı iklimin sunduğu doğal
güzelliklerin yanında, insan elinden çıkan nadide
eserler görenlerin hayranlıklarını kazanacak
niteliktedir Gümüş ve altının Trabzonlu zanaatkarların
elinde nakışa dönüştüğü kazazlık ve hasır bilezik
ürünleriyle , horonu, kemençesi ve diğer folklorik
unsurlar Trabzon'un dünya tanıtımında başlıca
simgelerdir.
Doğal konumu ve sunduğu
diğer imkanlar ile her mevsim gezilip görülmeye değer
Trabzon; tarihi eserleriyle, yeşilin her tonunu
sergileyen bitki örtüsü ile kıymetli bir hazine gibidir.
Tarımsal ürünlerimizin başında gelen tütün, fındık ve
çay yöre ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.
Adına şiirler yazılmış hamsinin kent mutfağında özel bir
yeri vardır. Dillere destan Trabzon tereyağı ile peyniri
ve mısır unu karışımı ile yapılan kuymak yöre
mutfağındaki özgün yerini hala korumaktadır.
■
GÖLLER MAĞARALAR
Sera Gölü:
Trabzon’un batısındaki Sera deresi üzerinde, kıyıdan 8
km içerde Demirtaş köyü yakınında bulunmaktadır. Dağ
yamacının, kayması ile oluşan bir baraj gölüdür. 4
km.lik bir uzunluk gösterir. Genişliği 150-200 m.
arasında değişir.
Uzungöl :
Haldizen deresi vadisinde heyelan sonucu dere yatağının
tabii baraj şeklinde kapanmasıyla oluşan göl,
çevresindeki ladin ormanları ile çekici bir peysaj
sergiler. Trabzon’a 99, Çaykara ilçesine 19 kilometrelik
bir mesafede olan göl " uzungöl" olarak bilinmektedir.
Çalköy Mağrası:
İlimiz Düzköy İlçesinin 5 km güneyinde, denizden 1050 m
yükseklikte olup, aydınlatma ve gezi platformları
tamamlanmıştır. Mağaranın içinde dış atmosfere
dolinlerle olan irtibatı nedeniyle rahat bir hava
haraketi vardır. Girişte kuru olan mağara atmosferinin
mağaranın içerisinden akan dere nedeniyle iç kısımlarda
nem bir kat daha artmaktadır.
Balıklı Göl:
Bölgemizin coğrafi yapısı nedeniyle oluşan bir göldür.
Balıklı Göl Akçaabat_Düzköy yolu üzerinden Hıdırnebi
yaylasına çıkarken yol üzerindedir. Doğal güzelliği
muhteşem olan bu gölümüz yazın birçok ziyaretçi
tarafından dinlenme ve piknik alanı olarak kullanılır.
Kaynak: Yazılar ve fotoğraflar Trabzon İl Kültür
ve Turizm Müdürlüğü'nün web sayfasından alınmıştır.
|